Düşünce üzerine: Düşünen hayvan

    ‘İnsan düşünen bir varlıktır.’ Bu yakın zamanda insanı hayvandan ayıran temel bir özellik olarak sunulurdu. Peki hayvanlar düşünemez mi?

    Düşünmek, bir varlığın davranışlarını yönlendirmesini sağlar. Çoğu zaman, bir kişi eyleme geçmeden önce bu eylemin sonuçlarını düşünür. Yani, düşünmek insanın daha uygulanmamış olduğu eylemleri planlamasına, gözden geçirmesine yardımcı olur. Düşünmek, aynı zamanda, daha önceden yerine getirilmiş eylemlerin irdelenmesine de ön ayak olur.

    Belki de düşünmenin bu yönü insanları hayvanlardan ayıran temel özelliktir. İnsanlar hem ileriye dönük, hem de geriye dönük düşünebilirler. Hayvanlar ise, belki de, sadece ileriye dönük düşünebilmektedirler. Bir kurdun koyun sürüsü farketmesi ve avlanabilmek için bir takım yolları araması, plan yapması ileriye dönük düşünmeye örnektir.

    Aslında, geriye dönük düşünmek, tecrübe edinmeyi beraberinde getirir. Daha önceden yaşanmış bir olaydan ders çıkarıp, eğer bir hata yapıldığı sanılıyorsa bu hataya tekrar düşmemeye çalışmak. Bu bağlamda, hayvanların da geriye dönük düşündüğünü savunabiliriz. Örneğin, bir kurt avını birçok kez kaçırabilir. Belki de, bu sayede tecrübe kazanarak daha iyi bir avcı konumuna gelebilir.

    Tabiki de, bazı eylemler, üzerinde düşünülmeden gerçekleşir. Bu tarz eylemleri ‘doğaçlama’ ve ‘alışkanlık’ diye ikiye ayırabiliriz ki, bu ikisi birbirinin zıttı davranış biçimleridir. Doğaçlamada kişi bilinçli bir şekilde hızlı tercihler yapar ve kararlar verip eyleme geçer. Alışkanlık ta ise daha önceden bilince yerleşmiş davranış biçimi tekrarlanır.

    Pavlov’un deneyini çoğumuz biliriz. Eğer bir köpeğe her zil çaldıktan sonra besin verirsek, zil çalındığında kendiliğinden salyası akacaktır. Fakat, bu örnekten hayvanların düşünce sisteminin olmadığını çıkarmak yanlış olacaktır. Bu beyindeki ceza-ödül düzeneği ile ilgilidir. Çoğu alışkanlıkların altında bu düzenek yatar. Aynı düzenek insanlarda da mevcuttur, kendini hayvanlarınkinden daha farklı şekillerde gösterse de.

    Peki doğaçlamanın altında yatan dürtüler nelerdir? Hayvanlar doğaçlama yapabilirler mi? Burada doğaçlamadan kasıt, canlının bilinçli bir şekilde hızlı tercihler yapıp karar vermesi ve bu kararları uygulamasıdır. Ben, bu bağlamda, yabancı bir mekanda gezinebilmeyi de bir doğaçlama olarak kabul ediyorum. Örneğin, turistik bir şehire gittiğimizi varsayalım. Yanımıza harita da almamışız. Sokağa çıkıp gönlümüzce dolaşmaya başladık. Bu durumda hızlı tercihler ve kararlar uygulanmaz mı? Bu da bir doğaçlama örneği değil midir? Bu bağlamda, bir kurdun yeni bir mekanı gezinip tanıması da bir doğaçlamadır. Nitekim, yeni bir mekanı gezinebilmek ve öğrenmek, düşünmekten çok, bilinçli bir şekilde hızlı karar verme yetisini sınar.

    Peki bir karar düşünülmeden verilebilir mi? Kararın bir seçim ya da birkaç seçenekten birini seçmek şeklinde olması gerekmez. Daha doğrusu, karar ortada seçenek yokken bir seçenek yaratıp onu uygulayıp uygulamamak şeklinde de olabilir. Örneğin, kişinin Pazar günü bir restoranda kahvaltıya gitmeye karar vermesi, o gün için başka seçenek düşünmesini gerektirmez. Kararın verilmesi için ortada birkaç seçenek olması gerekmez. Ortada hiçbir seçenek yokken de karar verilemez mi? Hiçbir şeyi seçmeme kararı mesela. Bir tutuklunun ‘Sessiz kalma hakkımı kullanıyorum’ deyimini söylemesi gibi bir şey.

    Karar vermek zihinsel bir faaliyettir bu yüzden düşünmek şarttır. Verilen görevi kişi hiç düşünmeden uyguluyorsa bir robottan farkı yoktur. Acaba, günümüzde insanların robotlardan farkı var mıdır?

    Yiğit Oktar

    IEU, İzmir, TR

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *