Düşünce üzerine: Kurgu

    Kurgu, düşsel dünyada bir yolculuktur. Acaba kurgu bir düşünce şekli midir? Zihinde eylem silsilesi canlandırma bir bakımdan düşünmenin bir parçasıdır. Düşünerek, zihinde bir kurguyu düzenleyebiliriz, ve düzenli bir düşünce kümesi oluşturabiliriz. Ama en temel nokta kurgunun bir zaman boyutu barındırmasıdır. Geleneksel tabirle, kurgu; başlangıç, gelişme, sonuç kısımlarına ayrılır. Peki sonuçtan çıkaracağımız dersin açıkca belirtilmesi gerekir mi? Bir anafikrin olması gerekir mi? Sonucu, kurguyu gözlemleyen kişinin kendisi çıkarabilir. Çıkaracağı sonuç göreceli olabilir. Aslında kurgunun gizli ya da açık bir anafikir barındırması gerekmez. Ama, kurguyu takip sırasında birçok küçük ders çıkarabiliriz. Kurgunun zaman boyutu çizgisel de olmayabilir.

    Düşünceler ile bir zaman boyutu oluşturmak olası mıdır? Nasıl oluşturulabilir? Düşünceler aynı anda şimdiki, geçmiş, ve gelecek zamanı ilgilendirebilir mi? Örnek bir düşünce kümesi verilebilir. ‘Bence, Ahmet küçükken bir doktor olmayı istiyordu. Şu anda bir bilim adamı. İleride de iyi bir aile babası olması muhtemeldir. Bu düşünce kümesinin incelemesini yapacak olursak, geçmişle ilgili olan parçanın, geçmişle ilgili bir varsayım olduğunu, şuanı ilgilendiren kısmın bir bulgu olduğunu, ve geleceği ilgilendiren kısmın da bir tahmin olduğunu söyleyebiliriz. Kurguyu akılla kurulan ve doğruluğu kesin olmayan bir öğe olarak düşünürsek, verdiğimiz örnekteki kurgusal öğeler geçmiş ve gelecekte yatmaktadır.

    Peki şimdiki zamanı içeren bir kurgu olabilir mi? Tabiki de, kesin olarak bilinen tarih bir kurgu değildir. Kesin olarak yaşandığı kabul edilir. Burada belirtmek gerekir ki, tarihin içine serpiştirilmiş kurgusal öğelerle geçerli bir kurgu oluşturmak mümkündür. Nitekim, buna tarihsel kurgu adı verilir. İçince bulunduğumuz şimdiki zaman kurguya açık değildir. Gelecek, kurguya tamamen açıktır. Gelecekle ilgili mantıksal tahminlerde bulunulacağı gibi, olağan dışı kurgular da ortaya atılabilir. Nitekim, bu da bilim-kurgu türünü tabir eder.

    Sorumuza geri dönecek olursak, şimdiki zamanda kurgu yapmak sadece ‘gerçek zaman dilimi’nden çıkarak hayali bir zaman çizgisine geçmekle mümkündür. Nitekim bu kurgu türünün tanımına denk gelir. Yüzüklerin Efendisi, Taht Oyunları bu türün en bilinen örneklerindendir.

    Varılan noktada, şu soru bizi verimli olmaya itecektir. İyi bir kurgu nasıl yapılabilir? Burada ‘iyi’den kasıt nedir? İyi bir kurgu, okuyanın ilgisini çeken, onu sürükleyen bir kurgudur. Daha anlamlı bir tanımla, iyi bir kurgu, kurgunun sonunda ne olacağını merak ettirerek kişide kurguyu sonuna kadar takip etme isteği uyandırandır. Peki bu tür bir kurgu yapmak zor mu olacaktır? Kendimizi böyle bir kurgu yapabilmek için nasıl eğitebiliriz? Mesela, kurgunun önce sonunu belirleyip, ve kurguyu bir nevi tersten kurmak iyi bir adım mı olacaktır?

    Bir diğer önemli nokta ise kurgunun başlama noktası, kurgunun görücüye açık ilk kısmıdır. ‘İlk birkaç sayfasını okudum, kitap sarmadı’, ‘Bu film daha baştan uykumu getirdi’ sıkça karşılaştığımız tabirlerdir. Peki bir kitabın, ya da bir kurgunun ilk kısımları nasıl bağlayıcı tutulabilir. Bu konuda aklıma gelen bir çözüm ise, ilk kısımlara ‘çarpıcı’ bir öğe ya da olay yerleştirmek. Nasıl sabah kalktığımızda ayılabilmek için suratımıza su çarpmak iyi bir metod ise, bu tarz bir etki de insanın kurguya ‘dalmasını’ kolaylaştıracaktır.

    Belki de, nasıl çok fazla sorgulamak iyi değilse, çok fazla kurgulamak da iyi değildir. Bu noktada sözü size bırakmak daha iyi olacaktır.

    Yiğit Oktar

    IEU, İzmir, TR

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *