Düşünce üzerine: Tarafsız bir deneme

    Düşünceyi tarafsız olarak nasıl tanımlayabiliriz? Öncelikle tarafsız bir tanımın nasıl bir tanım olacağını araştırmalıyız. Peki taraflı bir tanım nasıl olur? Taraflı bir tanımda tanımı yapan kişi kişisel öğeler kullanır. Böyle bir tanım göreceli olacaktır ve başka bir kişi bu tanımı benimsemeyebilir.

    Buradan çıkarabiliriz ki, tarafsız bir tanım herkes tarafından benimsenecek ve tanımda hiçbir kişisel öğe bulunmayacaktır. Bir diğer deyişle tarafsız bir tanım, sadece doğru bulgular içermelidir.

    Bir bulguyu, doğruluğu ya da yanlışlığı ispat edilebilen soyut bir nesne olarak tanımlayalım. Doğru bir bulguyu ise doğruluğu kanıtlanabilecek soyut bir nesne olarak tanımlayabiliriz.

    Peki bir tanımın kendisi aslında bir düşünce midir? Tanım soyut bir nesnedir. Tanımın kendisi bir düşünce olmasa da söz konusu tanımın zihinde tetiklediği bir düşünce olacaktır. Tarafsız bir tanım herkesin zihninde tarafsız bir düşünce tetiklemelidir. Bu mümkün müdür? Tabiki de herkesi sırayla çağırıp bunu teyit etmek mümkün değildir. O zaman tarafsız düşünce kavramını irdelemek yerinde bir hamle olacaktır.

    Bir düşüncenin oluşma nedenini irdeleyip sonucunda kişisel bir sebebe varılıyorsa, bu düşüncenin göreceli olduğuna işarettir. Eğer kişi bu irdeleme sonucunda doğru bir bulguya varıyorsa, düşüncenin karşı savını yani zıttını da irdelemek gerekir. Aynı şekilde zıttı da doğru bir bulguya varıyorsa, düşünce ve karşı savı birlikte ele alındığında tarafsız bir düşünce ortaya çıkacaktır. Burada örnek vermek yerinde olacaktır.

   Düşünce: Üstü açık küllükler kullanışsızdır.

   İrdeleme(bulgu): Çünkü açık havada rüzgar estiğinde küller uçuşabilir.

   Açıklama: Bu bulgunun doğruluğu ispatlanabilir. Rüzgar uygun bir şekilde ya da şiddette esince küllerin uçuşacaktır. Fakat, uygun bir rüzgar hiç esmezse küller de uçuşmayacaktır.

   Zıt düşünce: Üstü açık küllükler kullanışlıdır.

   İrdeleme(bulgu): Çünkü üstü açık olduğundan temizlemesi üstü kapalı küllüklerden daha kolay olabilir.

   Açıklama: Bu doğru bir bulgudur. Çünkü kimine göre daha kolay olup kimine göre daha zor olabilir. Herkes için kolay olduğu kanıtlanamayacağı gibi herkes için daha zor olduğu da kanıtlanamaz.

   Tarafsız düşünce: Üstü açık küllükler hem kullanışlı hem de kullanışsızdır.

   Eğer irdeleme sırasında doğru bir bulguya varılamıyorsa, bu düşünce ya da zıttı ne tek başına ne de birlikte tarafsız bir düşünce olamaz. Aslında, birlikte ele alındığında çelişkiye neden olacaktır.

   Düşünce: Üstü açık küllükleri sevmiyorum.

   İrdeleme: Her ne kadar irdelenirse irdelensin, doğru bir bulguya varmak mümkün değildir. Çünkü sevmek bir insanın kişisel öğesini içerir. Bir şeyi sevmek ya da sevmemek bir kişinin bireysel düşüncesidir. Tarafsız olamaz.

   Zıt düşünce: Üstü açık küllükleri sevmiyorum.

   İrdeleme: Aynı irdeleme geçerlidir. Tarafsız bir düşünce değildir.

   Düşünce ve zıttı: Üstü açık küllükleri hem seviyorum hem sevmiyorum. Bu kişisel bir çelişkiye işaret eder. Kişi bahsi geçen oluşumu sevip sevmediğini bilememektedir. Tarafsız bir düşünce olamaz.

   Kapanışı bazı sorular ve cevaplarıyla yapmayı uygun gördüm. Her tarafsız düşünce bir tarafsız tanım mıdır? Eğer bir terimin üzerine oluşturulan tarafsız bir düşünceyi o terimin tanımı olarak atarsak bu soruya ‘evet’ olarak yanıt verebiliriz. Daha önceden sunduğum tanıma göre, tarafsız bir tanım herkesin zihninde tarafsız bir düşünceyi tetiklemelidir. Eğer tanımın kendisi tarafsız bir düşünce ise, yani göreceli değil ise, tanım da tarafsız bir tanım olacaktır.

   Böylelikle şu tanıma ulaşabiliriz:

   Bir düşünce tarafsız bir düşüncenin ya da kişisel bir çelişkinin kutbudur.

   Bu tanımın tarafsızlığı tartışmaya açıktır.

   Yiğit Oktar

   IEU, İzmir, TR

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *